
Biliyorsunuz bu İkinci Dünya Savaşı stratejisinin en büyük özelliklerinden biri devasa haritasını bir masaüstü oyunu gibi en tepeden görebildiğimiz gibi, hiç kesilme olmaksızın her birimin detayına kadar inebilmemiz.
Oyunu oynayınca haritanın büyüklüğünü daha iyi anlıyorsunuz. Çoğu strateji oyununda bir kasabada geçer ya çarpışma, bu oyunda bir dolu kasaba var haritaya sığan. Dağlar, tepeler, nehirler, ormanlar, yollar… Göz alabildiğine uzanıyor savaş alanı. Öyle büyük ki harita, eğer kamyona atlamasalar piyadeler haritanın ortasına koşana kadar savaş bitiyor.
Ama oyunun böyle büyük olacağını biliyorduk. Aslında işin masaüstü oyunu kısmı aynen dedikleri gibi. Devasa haritaya çok kolay hükmedebiliyor, hiçbir strateji oyununda olmadığı kadar rahat büyük resmi görüyorsunuz. Bunu hem kesintisiz zoom özelliği sağlıyor hem de uzaklaştıkça birimlerin taktik ikonlar haline gelmesi. Böylece bir bakışta haritada ne olup ne bittiğine hâkim oluyorsunuz.
Yaratılan o detaylı, dev, çarpıcı haritayı görmüyorum bile.
Aslında bir açıdan güzel bu. Siz bir savaşı yönetiyorsunuz ve birimlerin ufak tefek hareketleri ilgilendirmiyor sizi. îşin büyük kısmı ile ilgilisiniz ve birimleriniz de genelde kendi başlarının çaresine bakıp, ufak tefek şeyler için sizin yardımınıza ihtiyaç duymuyor. Bu şekilde çok oyunculu kısmı da çok güzel çalışıyor oyunun. Ama açıkçası işin tek kişilik kısmı için endişeliyim. Eğer oyun sistemi çok oyunculu ile aynı ise o zaman bir seri skirmishden fazlasını beklememek lazım.

[ad]
Gameolog.com’a üye değilseniz üye olun. Üye olmuşsanız lütfen giriş yapınız…




Posted in
Tags: 