Kane and Lynch 2: Dog Days Çıktı(Ekran Görüntüleri)

Hatırlanabileceği gibi ilk oyunumuz Kane & Lynch: Dead Men birisi psikopat (Lynch) karaktere sahip iki deli dolu anti-kahraman olan Adam ‘Kane’ Marcus ve James Seth Lynch üzerine odaklanıyor, kahramanlarımızın ‘The Seven’ adı verilen suç çetesiyle olan mücadelesini anlatıyor ve trajik denebilecek bir (aslında iki farklı) sonla noktalanıyordu.


Kane & Lynch 2: Dog Days yine ilk oyundaki bu iki karakter üzerine odaklanıyor, ancak bu kez daha farklı bir senaryo izliyor. (Anti) Kahramanlarımız bu kez dünyanın en büyük kentlerinden birisi olan Shangai’ye gidiyorlar. Amaçları ise her zaman peşini sürdükleri o büyük serveti edinebilmek. Bunun için Shangai’deki büyük suç örgütleriyle bağlantıya geçiyor ve onlardan “iş” almaya başlıyorlar. Eski bir suçlu olan Lynch, eski bir paralı asker olan Kane’le bir araya gelince Shangai’deki suç oranı tepelere tırmanıyor, (anti) kahramanlarımızın serveti de gün geçtikçe artıyor. Haliyle, bu durum şehirdeki ana suç odaklarını rahatsız ediyor ve (anti) kahramanlarımız kendilerini içine bulaştıkları belalardan kurtarmak için büyük bir mücadelenin ortasında buluyorlar.

Oyunumuz sade bir menüyle açılıyor. İsteğimize göre gerekli ayarları yaptıktan sonra etkileyici bir giriş videosu bizleri bekliyor. Sonra da tüm aksiyonuyla oyun başlıyor. Öncelikle grafiklerden başlayalım isterseniz. Her ne kadar ön incelememizde grafikleri pek matah bulmasak da, tam sürümde grafiklerin (sanki) biraz daha rafine edilmiş olduğunu görüyoruz. Tamam, önümüzde bir şaheser yok. Bu kabul. Ama grafik modellemeleri açısından vasat olsa da, detaylar bakımından son derece iyi bir oyun var önümüzde. Konuyu biraz daha açacak olursak. Kane & Lynch 2: Dog Days, bizi genel olarak ortalama grafik modellemeleri ve alışılmış çizimlerle karşılıyor. Aslında ana karakterlerimiz olan Kane ve Lynch’in çizimleri genel olarak ayrıntılı ve başarılı. Ama aynı şeyi düşmanlarımız ve mekanlar için söylememiz mümkün değil. Resmen, birkaç yıl öncesinin orta karar oyunu olan Stranglehold‘dan hiç değişmeden, aynı ayrıntı seviyesinde fırlayan düşmanlar var karşımızda. İnsanlar ve köpekler dışında başka herhangi bir çeşit düşmanımız yok. Onlar da ayrıntı zevkinden yoksun olunca, haliyle bu oyunumuz grafiklerine bir eksi puan olarak yansıyor.

Mekanlar ise dediğimiz gibi; genel olarak bu tür oyunlarda görmeye alıştığımız türden. Eski pazarlar, limanlar, ara sokaklar, ısı tesisatlarıyla dolu çatılar vb… Genel olarak bu tür oyunlarda rastladığımız mekanlardan pek de farklı değiller anlayacağınız. Çevreyle etkileşim nispeten az. Bizi gören kimi siviller etrafa kaçışıyor, kimi hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor. Ateş ettiğimizde (siperler hariç) etrafımızdaki cisimlerin çoğunu kıramıyoruz. Halbuki, ateş ettiğimizde çevredeki etkilerini daha gerçekçi olarak görebilmeyi isterdik. Yine de, kırılabilir siper olgusunun oyuna düzgün bir şekilde aktarıldığını söyleyebiliriz. Işıklandırmalar her ne kadar gerçekçi olarak modellense de, bazen ekrana yansıyan yeşil ve kırmızı tonlar gözlerimizi rahatsız etmiyor değil. Mekanları beğenmediğimizi söylemiştik. Bununla beraber, oyunda gördüğümüz mekanların son derece ayrıntı zenginliği içerecek bir şekilde dizayn edildiğini söylemek isteriz. Etraftaki tüm eşyalar, bisikletler, sandalyeler, masalar ve üzerilerindeki ince ayrıntılar gerek renk çeşitliliği, gerekse içerdikleri detaylarla son derece güzel bir şekilde oyuna adapte edilmiş. Bu nedenle, grafiklerden genel olarak eksi puan alsa da, ayrıntı zenginliği açısından iyi bir puan alıyor oyunumuz.

Temel oynanış dinamiklerine gelince… Oyunumuzda kontroller nispeten rahat. Tek tuşla siper alabiliyor ve siperlerden çıkmadan ateş edebiliyoruz. Üçgen tuşu silah değiştirmemizi sağlıyor. Pek fazla silah çeşidi yok oyunumuzda. Klasik tabancalar, pompalı tüfek, piyade tüfekleri, uzi ve bir de sniper tüfeği bekliyor bizi. El bombası türü bir şey beklemeyin. Ama el bombası yerine etrafta bol bol bulabileceğimiz mutfak tüpü, yangın tüpü gibi nesneleri düşmanlarımıza fırlatıp ateşleyebiliyor ve bomba etkisini ortaya çıkarabiliyoruz. Nişan almak biraz zor, çünkü ‘crosshair’ dediğimiz hedef alanı sadece zoom yaptığımızda ortaya çıkıyor. Haliyle bir düşmanla aniden karşı karşıya geldiğimizde onu vurabilmek için ya hemen zoom yapmamız, ya da şansımıza güvenip ateş etmemiz gerekiyor.

Kane & Lynch 2: Dog Days’de en çok hoşumuza giden şey oyunumuzun eşsiz kamera kullanımı ve kamera açıları oldu şüphesiz. Yürüdüğümüz ya da koştuğumuz zaman tıpkı gerçek hayatta olduğumuz gibi kamera sallanıyor. Öyle ki, aksiyon sahnelerinde bir oyun oynadığımızı unutup kendimizi bir Steven Soderbergh filminde hissedebilirsiniz. Kamera açıları da tam olması gerektiği gibi, ekranda kör nokta bırakmadan tüm aksiyonu gözlerimizin önüne seriyor. Oyunumuzda bazı kaçma-kovalamaca sahneleri var ve bu sahneler bahsettiğimiz kamera açılarıyla birleşince ortaya iyi bir karışım çıkıyor. Tüm bunları hesaba katarak, Kane & Lynch 2: Dog Days aksiyon oyunlarında kamera kullanımının ve kamera açılarının doruk noktasını temsil ediyor diyebiliriz. Bize de bu noktada oyuna yüksek bir puan vermek kalıyor.

Oyunumuzun genel eksilerine gelince… Maalesef, tüm esprisi “ateş et ve devam et” mantığı üzerine kurulu bir oyunla karşı karşıyayız. Oyunumuzun hemen hemen tamamında karşımıza çoğu sivil giyimli çete üyeleri ya da polisler çıkıyor ve onlarla sürekli bir çatışma içerisine giriyoruz. Bu çatışmalarda izleyebileceğimiz tek bir yol var; ateş ederek ilerleyip son düşmanımızı da bertaraf ederek yine ilerlemeye devam etmek. Bu durum, zamanla kafamızda büyük bir soru işaretine yol açıyor ve “Bu hayatın tek amacı ateş etmek, vurmak ve buna devam etmek mi acep???” diye kendimizi sorgulamamıza neden oluyor. Gönül isterdi ki, (benim gibi) yaşı geçkince olan oyunculara da hitap edebilecek birkaç güzel bulmaca, ya da yenilik içeren birkaç farklı görev ve aksiyon sahnesi olsaydı. Sürekli tek bir yöne gitmek zorunda kalmasaydık… Ya da, en azından birkaç farklı boss dövüşü olsaydı da hep aynı düşmanlarla uğraşmak zorunda kalmasaydık, ne iyi olurdu. Ama ne yazık ki, Kane & Lynch 2: Dog Days sadece aksiyon içeren ve bunun da ötesine geçemeyen bir oyun.

[ad]

Gameolog.com’a üye değilseniz üye olun. Üye olmuşsanız lütfen giriş yapınız…

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.